Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi tr-TR Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi 2791-9102 Yarı Kurak Akdeniz İklimlerinde Yağmur Suyu Hasadı Tasarımı ve Optimizasyonu: Türkiye Odaklı Teknik Bir Derleme https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/185 <p><span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Bu çalışma, Türkiye ve benzeri Akdeniz iklimlerinde tasarım, fizibilite ve optimizasyon açısından Yağmur Suyu Hasadı (YSH) sistemlerine ilişkin mevcut literatürün kapsamlı bir teknik incelemesini sunmaktadır. Araştırma, 2010-2026 yılları arasındaki hakemli çalışmaların incelenmesi süreciyle yürütülmüştür. Çalışma, hidrolik mühendislerine kentsel alanlarda kullanım için tasarım kriterleri ve boyutlandırma yöntemleri sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Sonuçlar, Türkiye'deki optimum konut depo boyutunun çatı alanı (30-270 m²), yağış miktarı (292-1180 mm/yıl) ve talep profili gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğunu, ancak genellikle 2-21 m³ arasında değiştiğini göstermiştir. Parçacık Sürü Optimizasyonu ve Doğrusal Programlama, toplam yaşam döngüsü maliyetini en aza indirirken %90-98 hacimsel güvenilirliğe ulaşmak için en etkili boyutlandırma yöntemleri olarak belirlenmiştir. Bir YSH sisteminin uygulanmasıyla elde edilecek potansiyel su tasarrufu, evsel su kullanımının %20-70'i arasında değişmektedir; bu durum, sistem konfigürasyonuna ve yerel su fiyatlandırma yapılarına bağlı olarak 12-36 yıl arasında değişen iskontolu geri ödeme süreleri ile sonuçlanabilmektedir. İnceleme ayrıca, yarı kurak Akdeniz iklimlerinde YSH sistemleri tasarlarken hidrolojik modellerin, filtrasyon gereksinimlerinin ve optimizasyon tekniklerinin önemini vurgulamıştır.</span></p> Tevfik Denizhan MUFTUOGLU Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 121 146 Farklı Tip Pülverizatörler ile Yapılan Pestisit Uygulamalarında Oluşan Operatör Maruziyetleri https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/184 <p><span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Calibri',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Bu derleme, farklı tip pülverizatörler kullanılarak yapılan pestisit uygulamalarında operatör maruziyetlerini incelemektedir. Pestisitler, tarımsal zararlılarla mücadelede kritik bir rol oynamakla birlikte, insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Araştırmada, tarla pülverizatörleri, bağ ve bahçe pülverizatörleri, sırt pülverizatörleri ve insansız hava araçları (İHA) ile yapılan ilaç uygulamalarında operatör maruziyeti üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Pülverizatör tasarımlarının, operatörlerin maruziyet seviyelerini etkileyen önemli bir unsur olduğu vurgulanmaktadır. Pülverizatörlerin kullanımı sırasında yaşanan zorluklar ve düzenlemelerin yetersizliği, operatörlerin sağlık risklerini artırmaktadır. Ayrıca, İHA'ların kullanımının maruziyet düzeylerini %90-99 oranında azaltabileceği gösterilmektedir. Sonuç olarak, pestisit uygulamalarının güvenliğini artırmak için kişisel koruyucu ekipman kullanımı, eğitim ve ekipman tasarımının önemi vurgulanmakta; sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu çalışma, tarımsal güvenlik ve operatör sağlığı açısından önemli bulgular sunmakta ve gelecekteki araştırmalara ışık tutmaktadır.</span></p> Ali BOLAT Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 147 160 Elma Kalitesinin Fiziksel ve Kimyasal Özelliklere Göre Sınıflandırılması: Makine Öğrenmesine Dayalı Bir Yaklaşım https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/177 <p><span lang="EN-US" style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;">Bu çalışmada elma kalitesini belirlemek için fiziksel ve kimyasal özellikleri değerlendirmek amacıyla makine öğrenmesi tabanlı bir yaklaşım incelenmiştir. Geleneksel kalite kontrol yöntemleri zaman alıcı, maliyetli ve öznelken, yapay zeka ve bilgisayarlı görme teknikleri daha hızlı ve daha güvenilir sonuçlar sunmaktadır. Çalışmada elma boyutu, ağırlığı, tatlılık, gevreklik, sululuk, olgunluk ve asidite gibi temel fiziksel ve kimyasal değişkenleri içeren 4000 örnekten oluşan bir veri seti kullanılmıştır. Eğitim ve test aşamalarında çeşitli makine öğrenmesi algoritmalarının performansları karşılaştırılmıştır. Model performans değerlendirmelerinde Seçmen Sınıflandırıcı (VT) algoritması %91,25 ile en yüksek doğruluk oranına ulaşmış ve F1 Puanı %91,25 ile diğer temel metriklerde de üstünlük göstermiştir. Trabzon'da gerçekleştirilen çalışmada, seçmen yapısı içerisinde LGBM (Light Gradient Boosting Machine) ve CatBoost algoritmalarının kombinasyonu, model performansını artıran yenilikçi bir yaklaşım olarak öne çıkmıştır. Bu yöntemin literatürde sınırlı uygulamaları olmasına rağmen, tarım sektöründe kalite kontrol süreçlerinin optimizasyonuna önemli katkılar sağlama potansiyeli bulunmaktadır. Sonuç olarak, yapay zeka destekli sistemlerin tarımsal kalite değerlendirmesinde etkili bir araç olduğu sonucuna varılmıştır</span></p> Nadir SUBAŞI Ozen ÖZER Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 1 18 Nijerya'da Üç Yerel Tavuk Irkında Irk ve Hemoglobin Değişkenliğinin Doğrusal Vücut Ölçümleri ve Hematolojik Özellikler Üzerindeki Etkisi https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/164 <p><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;">Bu çalışma, Nijerya'daki üç yerel tavuk ırkında, ırk ve hemoglobin değişkenliğinin doğrusal vücut ölçümleri ve hematolojik özellikler üzerindeki etkisini araştırmak için düzenlenmiştir. Her bir ırktan 50 kanatlı olmak üzere toplam 150 tavuk, yerel kümes hayvanı yetiştiricilerinden sağlanmış, yem ve suya <em>ad libitum</em> erişim sağlanarak tekdüze yönetim koşulları altında yetiştirilmiştir. Hemoglobin (Hb) değişkenliği standart laboratuvar prosedürleri kullanılarak belirlenmiştir. Vücut ağırlığı (BW), vücut uzunluğu (BL), kanat açıklığı (WS), incik uzunluğu (SHL) ve baget uzunluğu (DS) dahil olmak üzere doğrusal vücut ölçümleri, dereceli bir şerit ve tartı kullanılarak kaydedilmiştir. Sonuçlar, üç ırk arasında vücut ölçümlerinde önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Çıplak boyunlu (NN) tavuklar en yüksek vücut ağırlığını (1,20 kg) sergilerken, Kıvırcık Tüylü (FF) tavuklar en düşük ağırlığa (0,80 kg) sahip olmuştur. Irklar arasında bacak uzunluğu ve göğüs çevresinde önemli farklılıklar (p&lt;0,05) gözlenmiştir. Hematolojik parametreler önemli ölçüde değişmiş olup; normal tüylü (NA) tavuklar, NN (%16,58) ve FF (%28,30) ile karşılaştırıldığında %35,18 ile en yüksek paketlenmiş hücre hacmine (PCV) sahip olmuşlardır. Hb genotipleri de hematolojik özellikleri etkilemiş; BB genotipleri, AA ve AB genotiplerinden daha yüksek PCV (%30,64) ve beyaz kan hücresi sayıları (11,57) göstermiştir. Çalışma, genetik çeşitliliğin morfolojik ve fizyolojik özellikler üzerindeki etkisini vurgulayarak, hemoglobin polimorfizminin yerel tavuklarda ırk uyum kabiliyeti ve verimliliğinin bir göstergesi olarak hizmet edebileceğini öne sürmüştür. Yerli kümes hayvanı üretiminde geliştirilmiş üreme stratejileri için bu varyasyonların genetik temellerinin araştırılması amacıyla daha fazla araştırma yapılması önerilmektedir.</span></p> Ayuba DAUDA Abdulrahman HALILU Affiong Joseph HENRY Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 19 34 Yarı-Nemli Akdeniz İklimlerinde Çatı Tipi Yağmur Suyu Hasadı Sistemlerinin Çok Yıllı Performans Değerlendirmesi: Türkiye’nin Kadirli İlçesi için 25 Yıllık Tasarım Matrisi Simülasyonu https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/182 <p><span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Yağmur suyu hasadı (YSH), yağış mevcudiyeti ile su talebi arasındaki güçlü mevsimsel dengesizliklerin yaşandığı bölgelerde, merkezi olmayan bir su temini stratejisi olarak yeniden ilgi görmektedir. Bu çalışma, yarı-nemli Akdeniz iklimini temsil eden Kadirli ilçesinde, Türkiye, hane ölçekli çatı tipi YSH sistemleri için 25 yıllık (2000–2024) kapsamlı bir simülasyon çerçevesi geliştirmektedir. Günlük meteorolojik girdiler, NASA POWER veri tabanından sağlanmış olup yağış, sıcaklık, bağıl nem, radyasyon ve rüzgâr hızını kapsamaktadır. 0–30 m³ (0,5 m³ artımlı) depo hacimleri ve 0–2 mm ilk yıkama derinliklerinden oluşan bir tasarım matrisi değerlendirilmiştir. Talep, günlük referans evapotranspirasyon (ET₀) ile orantılı olacak şekilde α = 100 L/mm katsayısı kullanılarak hesaplanmış ve gerçekçi hane eşdeğeri günlük talepler elde edilmiştir. Sistem performansı, hacimsel güvenilirlik (Rv), gün bazlı güvenilirlik (Rd) ve taşma oranı ile değerlendirilmiştir. Günlük yağış istatistikleri yüksek değişkenlik (CV&gt;2,6), güçlü pozitif çarpıklık (≈4,5) ve aşırı basıklık (≈29) göstermiştir; bu da YSH sistemlerinin uzun kurak dönemlerle birlikte ani ve yoğun yağış olaylarıyla başa çıkmak zorunda olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, Kadirli’de YSH’nin esasen arz kısıtlı olduğunu doğrulamış; 100 m² çatı alanında maksimum hacimsel güvenilirlik ~0,28 olarak bulunmuş ve depo hacmindeki artışlara rağmen bu sınır aşılmamıştır. Açıklar yaz sonu (Ağustos–Ekim) döneminde yoğunlaşırken, taşma esasen kış aylarında görülmektedir. Pareto analizleri, 15–20 m³ üzerindeki tank hacimlerinde azalan getiriler göstererek bu iklimde aşırı büyük tankların verimsiz olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışma, uzun dönemli ve iklim uyumlu YSH değerlendirmesi için tekrarlanabilir, uydu verisine dayalı bir metodoloji sunmakta ve YSH’nin bağımsız bir çözümden ziyade tamamlayıcı bir su kaynağı olarak önemini vurgulamaktadır. Yöntem, mevsimsel su kıtlığı yaşayan diğer Akdeniz kentlerine de uygulanabilir. </span></p> Tevfik Denizhan MÜFTÜOGLU Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 35 59 Türkiye ve Sırbistan'da Meyve İşleme Verimliliği ve Posanın Değerlendirme Potansiyelinin Veriye Dayalı Analizi https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/183 <p><a name="_Hlk218847266"></a><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;">Bu çalışma, üzüm (<em>Vitis vinifera L.</em>) ve erik (<em>Prunus domestica L.</em>) üretiminde önde gelen üretici ülkelerden Türkiye ve Sırbistan’da ortaya çıkan üzüm ve erik posalarının üretim, işleme ve değerlendirme potansiyelini veri temelli bir yaklaşımla incelemesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular, bu yan ürünlerin döngüsel biyoekonomi çerçevesinde sürdürülebilir ancak büyük ölçüde değerlendirilmeyen biyokütle kaynakları olduğunu göstermektedir. Çalışmada, açık erişimli ulusal ve uluslararası istatistik veri tabanları ile literatüre dayalı olarak geliştirilen veri temelli bir metodolojik çerçeve kullanılmıştır. Tüm veri işleme, istatistiksel analizler ve görselleştirmeler, yapılandırılmış tarımsal veri setlerine uygunluğu, hesaplamaların şeffaf biçimde izlenebilmesi ve kullanıcılar arasında tekrarlanabilirliği nedeniyle tercih edilen Microsoft Excel (Microsoft Corp., Redmond, WA, ABD) yazılımı kullanılarak; ağırlıklı olarak tanımlayıcı istatistikler ve formül tabanlı hesaplamalar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. 2020–2024 dönemine ait tarımsal üretim verileri, endüstriyel işleme oranları, posa miktarları ve atık yönlendirme düzeyleri bu kapsamda değerlendirilmiştir. Bulgular, Türkiye’de yılda yaklaşık 451×10³ ton üzüm posası, Sırbistan’da ise 34×10³ ton erik posası üretildiğini; buna karşın her iki ülkede de değerlendirme oranlarının %5’in altında kaldığını göstermektedir. Biyokimyasal veriler, her iki posanın da selüloz, hemiselüloz, pektin ve fermente edilebilir şekerler açısından zengin olduğunu ve bu nedenle bakteriyel selüloz, nanoselüloz ve pektin bazlı biyopolimer üretimi için uygun ve sürdürülebilir hammaddeler olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak yetersiz biyorafineri altyapısı ve sınırlı endüstriyel entegrasyon, bu potansiyelin hayata geçirilmesini engellemektedir.</span></p> Arzum IŞITAN Mihailo MILANOVIC Cem GÖK Vladimir PAVLOVIC Aleksandra SKNEPNEK Dunja MILETIĆ Mahmut KUŞ Nataša MILOSAVLJEVIĆ Massimo BERSANI Ahmet KOLUMAN Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 60 81 Nijerya’da Erozyon Riski Değerlendirmesinde İlişkili Kaynak Kısıtlamalarının Azaltılması https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/179 <p><span class="rynqvb"><span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Erozyon riskinin belirlenmesi zaman alıcı, zahmetli ve maliyetlidir.</span></span><span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"> <span class="rynqvb">Gıda güvenliğini sağlamak için, ilgili kısıtlamaları önemli ölçüde azaltan erozyon riskini tahmin etme yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır;</span> <span class="rynqvb">bu nedenle, bu çalışmada, yapısal istikrarı sağlayan temel toprak özelliklerini belirlemiş ve aynı özellikleri kullanarak, toprak yapısal çerçevesinin yağmur damlalarının parçalanma etkilerine olası tepkisini tahmin etmek için ampirik modeller oluşturmuştur (D).</span> <span class="rynqvb">Orta Nijerya'da beş farklı konumdan beş adet karot ve burgu yüzey toprak örneği alınmıştır.</span> <span class="rynqvb">Kimyasal ve fiziko-yapısal toprak özellikleri korelasyon matrisi oluşturulmuş;</span> <span class="rynqvb">daha sonra 'D' doğrusal çok değişkenli bir modele uyarlanmıştır.</span> <span class="rynqvb">En yüksek belirleme katsayısına (R2) ve en düşük standart hataya sahip, gerçek durumlara uygulanabilir yorumlara sahip modeller, 10 farklı test toprağı üzerinde doğrulama için seçilmiştir.</span> <span class="rynqvb">Sonuçlar, toprakların Ca içeriğinin ve toprak gözenekliliğinin sırasıyla 'D'yi belirleyen en önemli toprak kimyasal ve fiziksel özelliği olduğunu, Na (-0,49) ve kütle yoğunluğunun (-0,73) ise 'D' ile en negatif korelasyon gösteren kimyasal ve fiziksel özellik olduğunu göstermektedir.</span> <span class="rynqvb">Modeller 2, 11 ve 12, ölçülen ve tahmin edilen 'D' değerleri arasındaki 'r' değerleri sırasıyla 0,97, 0,94 ve 0,95 ile 'D' değerini en iyi şekilde tahmin etmiştir. Model 2, test edilen toprakların %80'inde 'D' değerini tahmin ederken, Modeller 11 ve 12 test edilen toprakların %70'inde bunu başarmıştır.</span> <span class="rynqvb">Bununla birlikte, Model 2'nin maliyeti, Model 11 ve 12'ye kıyasla sırasıyla altı ve dört kat daha yüksektir.</span> <span class="rynqvb">İlgili maliyete göre Model 11 tercih edilirken, çok yönlülük açısından Model 2 tercih edilmektedir.</span> <span class="rynqvb">Geliştirilen tüm modeller ucuz ve 'D' için yüksek tahmin doğruluğuna sahiptir.</span> <span class="rynqvb">Az sayıda girdiye (toprak özellikleri) sahip modeller (2, 11 ve 12), mevcut modellere göre daha basittir.</span></span></p> Henry AHAMEFULE Mayowa Julius BABALOLA Pearl HENRY Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 82 112 Doğu Anadolu Bölgesinden Toplanan Achillea wilhelmsii K. Koch Türünün Uçucu Bileşiklerinin GC-MS Analizi https://www.kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/186 <p><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman', serif; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;">Bu çalışma, Türkiye’nin Bingöl yöresinde doğal olarak yetişen <em>Achillea wilhelmsii </em>K. Koch bitkisinin çiçekli üst kısımlarından elde edilen uçucu yağ bileşenlerini incelemeyi amaçlamaktadır. GC-MS analizleri sonucunda toplam 31 farklı bileşik tespit edilmiş; bunlar arasında özellikle kamfor (%48,2), 3-siklohekzen-1-ol (%14,2), borneol (%10,3) ve 1,8-sineol (%6,6) öne çıkmıştır. Elde edilen bu veriler, daha önce İran ve Türkiye’de yapılan benzer çalışmalarla genel anlamda örtüşmektedir. Ancak 3-siklohekzen-1-ol’ün bu denli yüksek oranda bulunması, Bingöl bölgesine özgü olabilecek yeni bir kemotipin varlığını düşündürmektedir. Bu bulgu, çevresel koşullar ve uygulanan yöntemlerin uçucu yağ bileşimi üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koymakta; ayrıca bölgesel botanik araştırmaların önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.</span></p> Azize DEMİRPOLAT Pelin YILMAZ SANCAR Telif Hakkı (c) 2026 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 2026-03-05 2026-03-05 6 1 113 120